
ÇİMENLİ BEŞİK!
Kampüste kimbilir ne anılar biriktiriyor olacaksınız? Belki hiç farkında bile olmayacaksınız olanın bitenin. Aslında ikinci beşik olacak size. Çimenli beşik… Derslerle, sınavlarla, aşklarla, “biri olmaya hevesli” hayallerle uyutacak, ikinci beşiğiniz sizi… Siz tedbiri önceden alın, her adımınızı farkında olarak atın desem, boş olacak, biliyorum. Çocuk sobaya eli değip, yanmadıkça, öğrenmiyor ya, siz de öğrenmeyeceksiniz yaşamadan. Kampüste yaşananlar, üniversite yılları sizi büyütecek ve kalbiniz sobaya değecek, hayalleriniz de ama gerçekçi olmayı da öğretecek zaman. Yaşam kurmaya, hayat kurmaya savaşacaksınız ve o kampüs aynı zamanda cepheniz olacak. Her ne kadar psikologlar, büyükleriniz, sizden yaşça büyük arkadaşlarınız, tecrübelerini paylaşarak zaman kazandırmaya çalışsa da siz hiç duymayacaksınız, çimenli beşiğinizde söylenenleri.
Esas savaş kampüste
Ama iyi donatın kendinizi, niteliklerinizi artırmanın yollarına bakın, çünkü kazandığınız donanımlar sizi daha güçlü kılacak. Ergenlik öyle zannettiğiniz gibi 17, 18 yaşlarında terk edilmiyor üstelik. Asıl benlik arayışı ve kimlik savaşınız kampüste. Hele hele duygularıyla ilişkileri kesilmiş bir toplumdasınız unutmayın, gerçek niyetlerini saklayarak büyütülüyor, uyutuluyor toplum, daha çok duygusunu yaşayan ve “neyse o olan” herkesi harcamak istiyorlar üstelik, aman siz mutluluğunuzu, başarılarınızı paylaşabileceğiniz, yanında kendiniz gibi olabileceğiniz güzel arkadaşlıklar kazanmaya dikkat edin, o kampüste bile…
Hocalarınıza da dikkat edin, sert görünen hocalarınız, belki de öyle etiketlenmişlerdir sadece, siz yaklaşarak kazanmaya çalışın onları da. Çünkü herkes anlaşılmak ister, değişmeye cesaretlendirilmek ister, hem de yaşı ne olursa olsun. Kitaplar, makaleler, sınavlar, eziyetleri olacak köprünüzün, ne var ki köprüyü geçince kazancınız, güzel insanlar olacak sadece…
Şenliklerin tadı
Üniversiteye gitmenin nesnel açıdan amacı belli, eğitiminizi artırmak ama görünmeyen kazançlarına bakın siz en çok, güzel insanları keşfedin kampüste, sizi tüketmeyecek, size zenginlik katacak insanları kazanın çimenlerin üstünde… Siz de zenginleştirin kendinizi, diyelim ki sevdiğiniz alanda okumuyor olsanız bile, içinden sevdiğiniz konular geçen kitaplar olsun yakınınızda. “O kadar ders ve disiplin arasında, bir kampüsün tadını bile çıkaramıyoruz” dediğiniz zamanlar olacak, vize ve final zamanları özellikle sizin tedbiriniz disiplininiz olsun. Derse ve disipline boğulmak için değil, sadece daha özgür kalabilmek için bir disiplin yaratmaya izin verin kampüste. Hem kampüs hayatı pek renkli olur kimi zamanlar, festival gibi şenlikler olur, kulüpler olur, muhabbet olur, müzik olur, aşk olur. Derslerinize belirli saatler ayırın ki, işin ucu kaçmasın, kaçarsa rahat rahat tadını çıkaramazsanız o güzelim şenliklerin bile. Yoksa “ders çalışmak kadar işkence, başka ne olabilir ki?“ duygularını biliyorum; ama zaten zevksiz olan bir eylemin kabusunuz olmasına da izin vermeyin. Siz belirli gün ve saatlerde ders çalışın ki rahat rahat azasınız… Hatta dersleri bitirmenin psikolojik ödülleri bile olabilir çimenlerde uzanmak ya da Rock korosunda şarkı söylemek mesela…
Gönül, İhmale gelmez
Tüm koşturmacalarınızda ve kampüs hayatının içinde, arada güzel güzel beslenmeye de dikkat edin, varsayalım Hollywood prodüksiyonusunuz, güzel beslenin ki güzelleşin… Hem zihninizi en azından odaklanabilecek kadar canlı tutmak derdi var kampüste ve derslerde. Zihni ayakta tutun, ama gönlünüzü de hiç ihmal etmeyin, aşklarla, arkadaşlıklarla... Hem neredeyse arkadaşlarınız kadar gözünüze kestirdiğiniz ve kendinize yakın hissettiğiniz, bir iki profesörle de arkadaş olun, kazanın onları da. İşin doğrusu kimi zaman uyanık olmazsanız, okuldaki fırsatları ruhunuz bile duymaz, aman yazık olur sonra. Sadece kayıt işlemleri sırasında değil, iki güzel fikir danışmak için de ofis saatlerinde kapılarını çalın profesörlerinizin, bir kitap tavsiye etsinler size misal... Herkes yaklaşılmak ister, yargılanmamak ister, yargılamamayı öğrenin mümkünse kampüste, değerinizin farkına varmayı öğrenin.
Özgür ve hissettiğiniz gibi
Kampüsten çıkınca, toplum sizden susmanızı, kendinizi içinizden geldiği gibi ifade etmemenizi isteyecek, manipüle etmeye bakın yavaştan yavaştan, duygularınızı sadece sizi anlayabilecek insanlara açmayı, kampüste talim yapın, özgür ve hissettiğiniz gibi yaşamanın acısını da ilk olarak kampüste öğreneceksiniz belki, ama bir hayatınız var unutmayın, kampüste iyi hazırlanın. Hepiniz biriciksiniz, İyi dersler…
cenk erdem...

0 yorum:
Yorum Gönder